Annemin Yoğun Bakım Süreci

Annem (Safiye Gündüz) koronavirüs kaygılarıyla artan panik atağı için antidepresan kullanmaya başladı. Bir süre sonra annemde bilinç bulanıklığı ve kaslarda güçsüzlük, yardımsız yürüyememe gibi belirtiler görüldü. Doktor arkadaşlarım bu belirtilerin antidepresanların yan etkisi olabileceği şeklinde yorumlasa da antidepresan ilaçları kullanmayı bırakmasına rağmen bu belirtiler artmaya devam etti.

 

HİPONATREMİ (SODYUM DÜŞÜKLÜĞÜ) TEDAVİSİ

Durumu kötüleşince annem 28 Mart 2020 gecesi ambulansla Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’ne aciline kaldırıldı ve hiponatremi (sodyum düşüklüğü) teşhisiyle tedavi altına alındı ve sodyumu ilk 24 saat içinde 96 dan 119 mmol’e yükseltildi. Annemin kandaki sodyum seviyesi tehlikeli boyutlara ulaşmıştı ama ne kadar düşük olursa olsun, hatta özellikle de çok düşükse sodyumun ilk 24 saat içinde 10 mmolden fazla yükseltilmesinin CPM (santral pontin miyelinolizis) hastalığına yol açabileceği ve hastanın beyin sapında kalıcı hasara yol açabileceği tüm doktorlar ve hemşireler tarafından biliniyor olması gerekirken anneme Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’nde ilk 24 saat içinde limitin çok üzerinde üzerinde sodyum yüklemesi gerçekleştirildi.

Daha sonraki günlerde olması gerektiği ölçülerde sodyum yüklemesi yapılarak 1 Nisan’da annem taburcu edildi. Bu tedavi sırasında çekilen akciğer ve beyin tomografisinde ve de MR görüntülerinde hiçbir soruna rastlanmadı.

 

COVİD-19 VE PNÖMONİ (ZATÜRRE) TEDAVİSİ 

Taburcu edildiğinde durumu acile giriş yaptığı zamana göre daha iyiyken (yardımla yürüyebilme, kısıtlı olsa da konuşabilme, etrafının-kendinin farkında olma vb.) 1 gün sonra tekrar bilinç kaybı, kaslarda güçsüzlük ve bu sefer nefes alırken zorlanma sebebiyle yine acile gidildi. 3 Nisan’da acilde çekilen akciğer tomografisinde covid şüphesiyle , covid karantina katında özel odaya alındı. 5 gün boyunca antibiyotik ve covid tedavisi gördü, 2 kere Covid testi yapıldı ve ikisi de negatif çıktı. 5 gün süresince daha da kötüye gitmesi sebebiyle tam da nörolojik sıkıntılarının da artması (bilinç kaybı, sürekli uyuma vb.) nedeniyle MR çekilecekken yoğun bakıma alınıp entube edilmesi (solunum cihazına bağlanması) gerekti.

Kocaeli Üniversitesi Hastanesi yoğun bakımında yer olmadığı için Kocaeli Devlet Hastanesi’nin yoğun bakımına sevkedildi. Sevkedildiğinde, yani 9 Nisan’da çekilen beyin tomografisi yine temizdi. Akciğer tomografisinde ise zatürre(pnömoni) vardı. Hem Covid hem de zatürre tedavisine devam edildi. Bu kez trakeden örnek alınarak farklı zamanlarda 3 kere daha Covid testi yapıldı. Bunların sonuçları da negatif geldi. Ancak sedatif verilmediği halde bilinci açılmadı.

 

BEYİN SAPINDA LEZYON

Yaklaşık 1 ay entübe olarak yoğun bakımdayken 5 Mayıs’ta akciğer ve beyin tomografisi tekrar çekildi. Buna göre ciğerlerin düzeldiği ancak beyinde, “pons orta kesimde ekspansiyona neden olmuş yaklaşık 3 cm çaplı hipodens lezyon” olduğu gözlemlendi.

Annemin akciğerlerinin düzelmesine rağmen solunum cihazına bağlı ve bilinci kapalıydı. Radyoloji raporunda MR çekilmesi gerektiği yazıyordu. Ancak beyin sapındaki bu lezyon solunum merkezini etkilediğinden annem extube olamıyor (Solunum cihazından ayrılamıyor) ve bu yüzden MR çekilemiyordu. Annem Kocaeli Üniversite Hastanesi’de hızlı sodyum yükseltilmesinin yol açtığı CPM (santral pontin miyelinolizis) sebebiyle oluşan beyin sapındaki hasardan ötürü boynundan aşağısını oynatamıyor, kendi kendine soluk dahi alamıyordu.

Beyindeki hasarı iyileştirebilmek için spesifik bir ilaç tedavisi olmadığı için sadece yoğun bakım destek tedavisine devam ediliyor ve annemin düşük bir ihtimal de olsa yoğun bakımdan çıkacak sağlık durumuna ulaşması bekleniyordu.

 

YOĞUN BAKIMDAN ÇIKIŞ VE PALYATİF BAKIM

Annem 23 Haziran’da 2.5 ay sonra yoğun bakımdan çıkmayı başardı. Kocaeli Devlet Hastanesinin palyatif bakım merkezinde gözlem altında tutuldu. Refakatçi olarak Özbek bakıcımız ve bizler destek olduk. Annemin bilinci açıldı. Kendi kendine solunum yapabiliyordu ama yeterince oksijen alamadığı için yine de solunum cihazına bağlıydı ve mideden peg ile besleniyordu. Bir yandan da ağızdan beslenmeye başladı. Fizik tedavi başladı. Bütün kasları çalışır durumda ancak kaslar çok zayıftı.

 

ANNEMİN EVDE TEDAVİ SÜRECİ

Ağustos ayında hastaneye yatışından 4 ay sonra annem taburcu oldu. Eve motorlu hasta yatağı, solunum cihazı ve gerekli diğer ekipmanlar alınarak yatılı yardımcımızın yardımıyla bakımına evde devam edildi. Bir süre sonra ağızdan beslenebildiği için midesindeki PEG çıkarıldı. Bundan 1 ay sonra da solunumu tamamen kendisi yapabildiği aşamaya geldiğinde boğazındaki trakestomi çıkarıldı.

3 aylık süre zarfında evde haftada 3 gün fizik tedavi gördü. (Bu vesileyle çok iyi bir fizyoterapist olan Ahmet Aydoğan’a teşekkürü borç bilirim.) Trakestomiden kurtulduktan sonra evde fizik tedavi süreci bölgenin en iyi fizik tedavi merkezi ROMATEM’e giderek aldığı tedaviler ile de desteklendi.

 

VE ÇOK ŞÜKÜR BUGÜNÜMÜZE, ANNEM 2020 KASIM AYINDA NİHAYET KENDİ KENDİNE YÜRÜYECEK NOKTAYA GELDİ.

7 Comments

  • Senay dedi ki:

    Çok çok gecmiş olsun acil şifalar diliyorum…😔

  • Yasemin Cayci dedi ki:

    Cok gecmis olsun baska bir beyin cerrahi tomografi CD lerini gorse belki bir tedavi onerebilir, sadece bir fikir tabiki , acil şifalar dilerim, sevgiler

  • Gezenti Anne dedi ki:

    Çok teşekkür ederim.🙏

  • Nuray dedi ki:

    Allah acil şifalar versin İnşallah daha iyi olmuştur

  • gary dedi ki:

    annenizin iyilesmesine cok sevindim. dayimda 20 gundur covid dolayisiyla uyuyor acil unitede umuyoruz bir gun uyanacak oksijen seviyesi 98 e cikmasina ragmen halen uyumaya devam ediyor sonuna kadar bekleyecegiz bakalim ne olacak.

  • Sevcan dedi ki:

    Merhaba. Öncelikle çok geçmiş olsun anneciğinize. Allah bir daha yaşatmasın inşallah. Benim de babam kovit nedeniyle yoğun bakımda 😔. Klinik hiç bir sorun yok ama oksijen ihtiyacı bir türlü geçmiyor. Bir kaç gün evden çorba götürdü eşim. Bugün artık biz söyleyene kadar getirmeyin denmiş. Tekrar damardan besleyeceklermiş. Devlet hastanesi olduğu için ve Tokat Zile de ki devlet hastanesinde (küçük bir ilçe) yeterli bilgi de alamıyoruz. Süreç ne onu da bilmiyoruz. Tek bildiğimiz hala solunumunu kendi kendine yapamıyor bu yüzden destek veriyoruz ama bu şekilde sürekli devam edemeyiz bu şekilde bir süre sonra organlarda hasar oluşturabiliyor denmesi. Çok korkuyoruz. Siz birebir yaşadığınız için sormak istedim. Sizce bundan sonra ki süreç nasıl işleyecek.

    • Gezenti Anne dedi ki:

      Covid takip sürecinde haber alamamak sadece küçük yerlere mahsus değil umarım. Süreç tamamen hastaya bağlı. Hastaneyle iletişiminizi koparmayın. Umarım babanız iyi olur. LAf olsun diye söylemiyorum inanın, en umutsuz zamanda bile umudunuzu yitirmeyin. Çıkmayan candan umut kesilmiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir