İngiltere’de Yaşamak ve Çalışmak

Son yıllarda Türkiye’de, özellikle de büyük şehirlerdeki zor yaşam şartları, uzun çalışma saatleri, trafikte harcanan zaman, eğitim sistemindeki sorunlar, hayat şartlarının zorluğundan dolayı gitgide daha mutsuz, daha toleranssız bir toplum haline gelmiş olmamız çoğumuzda ülkeden kaçıp gitme, daha medeni yaşamlar sürebileceğimiz ülkelere yerleşme isteği uyandırıyor. Bu istek kiminin sadece aklından geçiyor, kimi de tası tarağı toplayıp Türkiye’den göç ediyor.

Gezenti Anne’yi INSTAGRAM’DA takip etmek için tıklayın.

 

Diğer Avrupa ülkelerine nazaran ırkçılığın minimum seviyede olduğu İngiltere de Türkiye’den yüksek oranda göç alan ülkelerin başında geliyor. Kaliteli ve ücretsiz eğitim, beş altı yıl gibi bir sürede İngiliz vatandaşlığını alarak, çifte vatandaşlık sahibi olabilme imkanı sebebiyle İngiltere’de yaşamak ve çalışmak çocuklu aileler tarafından özellikle tercih ediliyor. Türkiye’de sürekli değişen eğitim sistemi ebeveynlerin çocukların geleceği konusunda haklı bir endişeye kapılmasını sağlıyor. Türk pasaportunun da günden güne değerini yitirmesi sebebiyle çocuklarımızın İngiliz pasaportunun da olması onlara dünya vatandaşı olma şansı tanıdığından gelecekleri adına yapılan en değerli yatırımlardan biri oluyor.

 

İngitere’de yaşamak ve çalışmak için birden fazla vize çeşidi var. Ama Türkler en çok İngiltere ve Türkiye arasında özel bir anlaşma olan Ankara Anlaşması vizesini tercih ediyor. Ankara Anlaşması vizesinde Türkler kendi işini yapmak üzere başvuruda bulunup kabul edilirse ailesi ile birlikte İngiltere’ye taşınabiliyor. İngiltere’ye yerleşmek için kullanılan diğer bir yöntem ise İngiltere’deki kurumsal firmalardan birinde iş bulup, Genel çalışma vizesi (Tier-2) almak. Bu vize türü ile de ailenizle birlikte o işyerinde çalışmaya devam ettiğiniz sürece İngiltere’de yaşamanız mümkün.

Peki İngiltere’de bu vizelerle yaşamaya başladıktan sonra sürekli oturum izni ve vatandaşlık ne zaman, nasıl alınıyor? Bunun cevabına ve Ankara Anlaşması vizesi ve Genel çalışma vizesi hakkındaki tüm detaylara çok okunan İNGİLTERE’YE NASIL TAŞINILIR?  konulu yazımdan ulaşabilirsiniz.

İngiltere’de yaşamak için gerekli olan vizelerden birine başvurduk, olumlu sonuçlandı ve ailemizle birlikte İngiltere’ye taşındık. Peki İngiltere’de bizi nasıl bir hayat bekliyor?

BİRBİRİNE SAYGI DUYAN GÜLER YÜZLÜ İNSANLAR

Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde yaşam şartlarının zorluğunun da yadsınamayan katkılarıyla insanlar gitgide mutsuzlaşmış ve suratsızlaşmış durumda. Herkes birbirine karşı oldukça saygısız, toleranssızlık had safhada. İngiltere’de ise durum tam tersi. Buradakiler mutluluk hapı içmiş gibi. Yolda rastladığınız herkes size selam veriyor, gülümsüyor, hatta hal hatır soruyor. Sürücüler yaya olarak karşıya geçmek istediğinizi uzaktan dahi farkettiği anda Türkiye’deki gibi hızlanmıyor, yavaşlıyor. İki araba dar bir yolda karşı karşıya kalınca önce ben geçeceğim demiyor, lütfen siz geçin diyor. Medeniyet bulaşıcı, bir süre sonra aynı davranış şekli sizin için de günlük bir hal alıyor.

 

Gezenti Anne’yi INSTAGRAM’DA takip etmek için tıklayın.

 

ÜCRETSİZ EĞİTİM VE YÜRÜME MESAFESİNDEKİ OKULLAR

Türkiye’de yaşayan çocuklu ailelerin yurt dışına  taşınmasının belki de en önemli sebebi iyi bir eğitim almalarını sağlayarak onların geleceklerini garantiye almak istemeleri. Türkiye’de iyi eğitimin ancak iyi özel okullarda veriliyor olması, iyi özel okul ücretlerinin çok yüksek olması, son dönemde sınav sisteminin sürekli değiştiriliyor olmasının bu parayı verebilenlerin dahi geleceğe endişe ile bakıyor olmasına sebep oluyor. İngiltere’de eğitim üniversiteye kadar ücretsiz. Okullar eğitim kalitesine göre bir puanlama sitemine tabi tutuluyor. İyi okullarda çocuklar bizdeki özel okullar kalitesinde eğitim alıyor. Bizim çocukluğumuzda olduğu gibi evlerine en yakın okullara gittiğinden yürüyerek ya da scooterla ulaşım sağlıyorlar.

İngiltere’deki eğitim sistemi ve Türk çocuklarının adaptasyon süreci ile ilgili yazım için tıklayın.

STANDART BİR DEVLET OKULU SINIFI

ÇALIŞANIN HAKKINI KORUYAN İŞ HAYATI VE MAKUL ÇALIŞMA SAATLERİ

İngiltere’de çoğu işyerinde haftada 37 saat çalışılıyor. Bu ne anlama geliyor? Haftada 5 gün , mesai 9:00 da başlasa 16:30 da bitiyor. İngiltere’de fazla mesaiye kalmanız için baskı yapan, kalmazsanız mobbing yapan müdürler yok. Müdür olarak personelinize baskı yaptığınız hissedildiği anda şikayet konusu olmanız an meselesi. Herkes çalışması gerektiği kadar çalışıyor. Mesai süresi biter bitmez de evine, spora, puba nereye isterse oraya gidiyor. Evet medeni çalışma saatleri ülkemizde hayalken İngiltere’de gerçek oluyor.

DOĞA İLE İÇ İÇE, SPORTİF BİR HAYAT TARZI

İngiltere’de spor mühim bir konu. Öyle bizim yaptığımız yürüyüşü spordan pek saymıyorlar. Çocuklar doğa ve sporla iç içe yetişiyorlar. Okullarda dahi ders saatlerinden sonra bir saat yüzme, koşu, jimnastik gibi kulüpler oluyor. O da yetmiyor. Aileler okul sonrası ve hafta sonları çocuklarını koşu kulüplerine ve spor merkezlerine götürüyorlar. Spor sadece çocuklar için değil elbet.  Makul çalışma saatlerinden dolayı büyükler için de spor yapılacak bolca zaman var. Yürüyüş, koşu, yüzme, fitness, tenis, tarzınız hangisiyse size sadece seçim yapmak kalıyor. Spor salonlarının aylık üyelik bedeli oldukça uygun. Haftada 3 gün kapalı havuzda yüzmeniz için zengin olmanız gerekmiyor. 

ŞARK KURNAZLIĞINDAN UZAK BİR YAŞAM

Türkiye hem coğrafi hem de kültürel anlamda doğu ile batı arasında sıkışmış durumda. Özellikle son yıllarda Orta Doğu mantalitesine doğru kayma söz konusu. Şark kurnazlığı dediğimiz başkalarını kandırarak, hak yiyerek avantaj sağlamayı kar sayma had safhada. Bu da insanda sürekli bir kendini kollama, kazıklanmama ve hakkını yedirmemeye çalışma çabası içine girmek zorunda bırakıyor ki bu oldukça yorucu. Oysa İngiltere tam bir kurallar ülkesi. Herkes kurallara uyuyor, kimse diğerinin hakkını yemiyor, sistem tıkır tıkır işliyor.

İNGİLTERE’DE HAYAT PAHALI MI?

İngiltere’de harcadığınız parayı Türk lirasına çevirdiğinizde elbette İngiltere pahalı bir ülkeymiş gibi duruyor ama bu pek doğru bir bakış açısı değil. Sonuçta burada maaş da Sterlin olarak kazanılıyor. Londra’nın merkezinde yaşandığında ev kiraları oldukça yüksek ama merkezden uzaklaşınca böyle bir sorun da kalmıyor. Öncelikle eğitimin ücretli olmaması aile bütçesini oldukça rahatlatıyor. Market alışverişi derseniz karpuzu dilimle satıyorlarmış efsanesi külliyen yalan. Markette her türlü meyve ve sebze Türkiye’ye nazaran biraz daha yüksek olsa da, ulaşılabilir fiyatlarda bulunuyor. Sadece kilo olarak değil paket halinde satın alınıyor. Et ve süt ürünlerinin Türkiye’den bile ucuz olduğu düşünüldüğünde totalde baktığında, TL’ye çevirsek dahi çoğu zaman Türkiye’de Migros’larda ödenenle aynı hesaba çıkılıyor.

Peki İngiltere’de yaşam gerçekten bu kadar güllük gülistanlık mı? Elbette hayır. İngiltere’nin Türkiye’yi mumla aratan yönleri mevcut. Biraz da bunlardan bahsedelim…

 

İNGİLTERE’NİN KASVETLİ HAVASI

İngiltere’de yaşayanlar, ülkemizin ne kadar güzel bir iklime sahip olduğunu daha iyi anlıyor. İngiltere’nin yaz kış süregelen kasvetli havasına alışmak zor, bazen gerçekten insanın ruhunu çok sıkıyor. İngilizler bile kendi iklimleri ile barışık değil, Türkiye’den gelen birinin alışması biraz hayal gibi, çözüm olarak İngilizlerin yaptığı gibi soğuk aylarda sıcak ülkelere tatile gitmek en mantıklısı oluyor.

İKİNCİ SINIF OLMA SORUNSALI

İngiltere’de ırkçılık kesinlikle onaylanmıyor. Okullarda bu konuda özellikle hassasiyet gösteriliyor. İngilizler gayet kibar insanlar ama bu öğrenilmiş bir kibarlık. Belli etmeseler de içten içe kendilerini diğer ülke vatandaşlarından üstün görüyorlar ve bu hissediliyor. Evet biz ülkemizde en iyi okullarda okuduk, en iyi üniversiteleri bitirdik, onca ülke gezdik, gördük, geçirdik ama yetmiyor. Az gelişmiş ülkenin çok gelişmiş vatandaşı olmamız onların pek umru değil. Sonuçta onların gözünde Ortadoğu’da yerini tam olarak bilemedikleri bir ülkeden daha medeni bir yaşam için onların ülkelerine gelmiş birisiniz. Statünüzü geldiğiniz ülke belirliyor. 

 

TÜRKİYE’Yİ MUMLA ARATAN SAĞLIK SİSTEMİ

İngiltere’de sağlık sistemi oldukça zayıf. Siz hastalığınızla ilgili doğru doktora ulaşana kadar hastalık çoğu zaman geçmiş oluyor. Bir sağlık sorununuz olduğunda direkt uzman hekimle buluşmanız mümkün değil. Türkiye’deki aile hekimi sistemi burada da geçerli. Mahallenizin aile hekimi olan GP’ye (General Practitioner) muayene oluyorsunuz. GP genelde hafif ilaçlarla sizi eve yollama eğilimde oluyor. Uzman doktora görünmeye ikna edebilirseniz GP sizi sevk ediyor, bir haftaya kadar kadar muayene randevu tarihininiz evinize mektupla ulaşıyor. Diğer bir yöntem direkt hastanelerin acil servisine gitmek. Burada da sizi muayene için kabul etmeleri dört beş saati bulabiliyor. Muayene ücretsiz. İlaçlar için büyüklerden para alınıyor, çocuklardan alınmıyor.

 

AİLENİZDEN VE DOSTLARINIZDAN UZAKTA BİR YAŞAM

İdeal hayat nasıldır? Ailenle, eşinle, dostunla geçirebileceğin medeni bir hayattır öyle değil mi? Medeniyeti bulmak için yurtdışına geliyorsun ama bu sefer de anne babandan, eşinden, dostundan ayrı kalıyorsun. Geride ömürlerinin son deminde torunları ile whatsapp ile iletişim kurabilen bir anne baba bırakıyorsun. Arkadaşların buluşup sohbet edip eğlenirken, sen onların facebook fotoğraflarına bakıyorsun. Zamanla yaşadığın ülkede de bir çevre oluşturuyorsun ama eski dostlarının yerini elbette tutmuyor, elinden geldiğince tutturmaya çalışıyorsun.

ÇOCUKLARIN TÜRKÇEYE VE TÜRK KÜLTÜRÜNE YABANCILAŞMASI

İngiltere’de yaşayan ve eğitim gören Türk çocuklarının Türkçesi aile içinde günlük hayatta konuşulan kadarıyla sınırlı kaldığından Türkçe kelime dağarcığı gelişemiyor. Çocuklar cümle içinde kullandıkları kelimelerin Türkçesi akıllarına çoğu zaman gelmediği için yerine İngilizcesini kullanma eğiliminde oluyorlar. Bu da İngilizce Türkçe karışık bir konuşma tarzına sahip olmalarına neden oluyor. Bunun yanısıra 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim gibi milli bayramlarımız ile dini bayramlarımız okullarda kutlanmadığı için çocukların haberi olmadan geçip gidiyor. Siz bahsetmeye çalışsanız dahi çevrede bir etkileşim görmedikleri için ilgilerini çekmiyor.

AİT OLMADIĞIN BİR KÜLTÜRE AYAK UYDURMA ÇABASI

Kendi ülkemizde kendimizi azınlık olarak hissetsek de, ülkenin bize sunduğu zorlu yaşam şartlarından şikayet etsek de ait olduğumuz ülke Türkiye, kültür de Türk kültürü. Medeni hayatlar yaşamak için İngiltere’ye gelsek de, burada yaşamaya alışsak da hiçbir zaman  İngiliz kültürüne ait hissedilmiyor, sadece bu kültürün kurmuş olduğu düzene ayak uyduruluyor. Eninde sonunda Türkiye’ye dönüp Ege’de bir sahil kasabasına yerleşmenin hayali İngiltere’de en iyi yaşam şartlarına sahip olanların dahi akıllarının bir köşesinde hep duruyor. Ama herşeye rağmen İngiltere’de yaşamak o kadar rahat ve kolay ki insan özellikle İstanbul gibi kaotik bir şehre geri dönme fikrinden her geçen gün biraz daha uzaklaşıyor.

 

Gezenti Anne’yi INSTAGRAM’DA takip etmek için tıklayın.

 

İngiltere’ye nasıl taşınılır? Göç edilir? Yerleşilir? Vize ve İngiliz Vatandaşlığı

İngilizler Soğuk İnsanlar mı? İngiliz Davranış Biçimleri

İngilizlerin Yeme İçme Alışkanlıkları ve Geleneksel İngiliz Mutfağı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir