Kıbrıs’ta Kumar Tatili, Cratos Otel

 
kıbrısta-kumar-tatili-cratos-otel-gezenti-anne 
Lise arkadaşlarımızla aylık rutin toplaşmalarımızdan birinde hafta sonu için kumar tatili için Kıbrıs’a gitme fikrini atıyor ortaya aramızdan biri. Herkes “Olur, gidelim, hemen bilet alalım” dese de, içilen şarapların etkisindeyken verilen bu sözleri, ayık moda geçildiğinde tutulmayacak sözler listesine alıyorum kafamda:) Ama arkadaşlarım beni utandırıyor, bir sonraki pazartesi Mart’ın son hafta sonu için uçak biletlerimizi Flypgs’den alıyoruz. Cratos Otel’den yerimizi ayırtıyoruz.  Arkadaşlarımız için Kumar Turu  konseptinde, kumar olayından zerre keyif almayan bizim için Maksat muhabbet olsun  konseptinde olan bu geziye kuzuları dâhil etmiyoruz. 22 Mart sabahı gelip çatıyor , 3 aile olarak buluşup Ercan Havaalanı’na uçuyoruz. Havaalanından 6 koltuklu taksilerden birine atlayıp yarım saatte Kıbrıs’ın en yeni ve güzel otellerinden Cratos Premium’a ulaşıyoruz. Havaalanı’ndan Girne Merkez’e yakın otelimize taksimetre 85 TL yazıyor. 
Odalarımız henüz hazır olmadığından (Bkz: Kıprıslılar ve tembellik), öncelikle otelde panoramik tur yapıyoruz. Kapalı alanlar 5 yıldızlı otel kıvamında, iyi güzel hoş ama tepede kurulmuş otelden sahile doğru indiğimizde minicik bir kumsalı olduğunu, zaten dar olan otel deniz bağlantısının büyük bir kısmının kayalık olduğunu görüyoruz. “İyi ki buraya çocuklarla filan yaz tatiline gelmemişiz” diyoruz.
Güneş iyiden iyiye yakmaya başladı, öğle yemeğinden önce bir deniz patlatsak mı? Henüz bir odamızın olmayışı soyunup giyinme konusunda hevesimizi kırıyor ve restorana doğru yöneliyoruz. Restoranda bizim için ayarlanmış gibi tam ortada boş duran 8 kişilik yuvarlak masa kalışımız boyunca bizim masamız oluyor:) Çok da haz etmediğim bir tarz olan açık büfeden karnımızı doyurup biralarımızla birlikte dışarıdaki koltuklarda alıyoruz soluğu. Keyif başlasınnn:)
Artık odamız hazırdır diyor, check in yapıp tek gecelik otel ücretimizi ödüyoruz. Tam pansiyon plus konseptinde hizmet veren otelin tek gece iki kişi toplam fiyatı 410 TL. Tam pansiyon plus 3 öğün açık büfe yemek ve yemekte alınan içecekler dahil anlamına geliyor. Valizleri kaptığımız gibi odalara yerleşiyoruz ve nihayet deniz zamanı. Aramızdaki deniz sevdalıları ile mayoları çekip kumsala iniyor, bir cesaret suya atlıyoruz. Su serince ama Ağustos ortasında Bozcaada’da daha soğuğuna girmiştik. Bu kadar challenge yeter diyor, biraz da kapalı havuzun ılık sularına bırakıyoruz kendimizi. Yeme, içme ve yüzmenin üzerine en iyi ne gider? Siesta!
Uzunca bir öğle uykusu çekip akşam yemeği için otelin restoranında bize ayrılan yuvarlak masamıza konuşlanıyoruz:)  Yemeğimize duru sesli bir ablanın solistlik ettiği canlı fasıl grubu eşlik ediyor.  Kumarbaz ekibimizin avuç içleri yavaştan kaşınmaya başlıyor ve Cratos’un Dev Casino’suna ayak basıyoruz. Kredi kartlarından 100’er TL çektirip nereye oturacağımıza bakınmaya başlıyoruz.
 
Uzun yıllar önce Kıbrıs’a bir haftalığına gelmiş, araba kiralayıp Lefkoşe’den Karpaz’a, Girne’den Magosa’ya gezmiş, girip çıkmadığımız casino bırakmamıştık. O dönemde de casinolar bize bedava içki ve çerez servisi dışında hiçbir şey ifade etmemişti. Şimdi de aynen böyle oluyor. İçiyoruz ama niye içiyoruz? Ben içince enerji dolar ya dans eder eğlenirim ya sohbet eder gülerim, en kötü duygusala bağlar romantik şarkılarla keyiflenirim. Burada bunların hiçbiri yok. Yukarıdaki sesimi duyuyor, casino’da bir anda piyano eşliğinde canlı müzik başlıyor. Bizimkiler iki ileri bir geri kumar masalarında ömür çürütürken ben müziğin yamacına konuşlanıp istek parça yapıyorum. Sağ olsunlar bir dediğimi iki etmiyorlar, gözlerim dolu dolu romantizme bağlıyorum:)
 
Kumarda aradığını bulamayan ekibimiz, otele ait başka bir mekânda sahne alan Oğuzhan’ı dinlemeye gitme kararı alıyor, benim de canıma minnet:) Oğuzhan’ın repertuar geyik ötesi ama biz öyle bir kop kop moddayız ki eğlenmememize imkân yok:) Meyve tabağı pastasındaki mumları da üfleyip erken doğum günü kutlaması yapınca değmeyin keyfime:) 
 
Program bitince bizimkiler Casino’ya biz de sevdiceğimle hemen mekânın karşısındaki Mad Club’a. Beklenmedik kalitede bir ortam, beklenmedik güzellikte bir eğlence, sabah dörde kadar dans ediyoruz.
Ertesi sabah önce deniz, sonra havuz ve yuvarlak masamızda kahvaltı sonrası check out zamanı… Bizimkiler kumarhaneye, ikimiz doğru Girne’ye. Girne sokaklarını arşınlama sonrası pırıl pırıl bir güneşte, limanındaki kafelerin denize nazır masalarında kahve keyfi… Bizim ekip de Girne’nin meşhur kebapçılarından Niyazi’s e gelmiş, yanlarına damlıyoruz…
 
Niyazi’s fiks menü çalışan kişibaşı 45 TL ücret karşılığında meze, salata ve etlerin ocakbaşından sırasıyla servis edildiği bir restoran. Biz geldiğimizde herkes tıka basa doymuş olduğu için yeni gelen etleri biz midemize indiriyoruz mecburen:) Tamamen mecburiyetten:) Limanda yemek yiyemedik ama Cadburry ve hellim peyniri alışverişimizi tamamladıktan sonra nihayet hep birlikte oturup, denize nazır biralarınızı yudumluyoruz:) Artık gitme zamanı. Bizi havaalanından getiren Şoför Amca’ya alo deyip havaalanına doğru yola koyuluyoruz. Vakitlice kalkan uçağımızla yavru vatandan anavatana doğru uçuşa geçiyoruz. Hoşçakal Kıbrıs, hoşçakal kumar tatili  biz kaçıyoruz;)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir