Kos Adası Gezi Notları, Nasıl Gidilir, Restoranlar, Plajlar

KOS ADASI GEZİ REHBERİ

Yakın zamanda hem Atina’ya hem de Thassos Adası’na gitmiş olmamızdan ötürü uzo ve ahtapota epey bir doymuş olsak da Kos Adası Gezilecek Yerleri keşfetmek üzere bayram tatilinde yine Yunan Adaları’ndan birinde Kos’ta alıyoruz soluğu. Hazır schengenimiz de varken bayramda oldukça yoğun olacağını tahmin ettiğimiz bildik Ege Akdeniz sahillerimizde olmaktansa hiç görmediğimiz bir Yunan adasına gitme fikri yine de cazip geliyor. Hep diyorum ya başımıza ne geliyorsa ‘Hazır schengenimiz varken’ den geliyor. 🙂 

KOS ADASI GEZİ REHBERİ, NASIL GİDİLİR, FERİBOT ÜCRETLERİ

 Daha önce Sakız, Midilli ve Samos adalarına giderken arabamızı Türkiye’de bırakarak feribot ile yaya olarak geçip, adalarda araba kiralama yöntemimi tercih etmiştik. Bu kez ise valiz indir bindir olmasın, çocukların oto koltukları, pusetleri, kovaları kürekleri yanımızda olsun, rahat edelim diye Bodrum’dan Kos’a kendi arabamızla geçmeye karar veriyoruz. Veriyoruz da araba ile geçtiğimiz için Kos Bodrum Express Lines e toplam 640 TL bayılınca, yazıktır günahtır demeden de edemiyoruz. (Gidiş dönüş feribot ücretleri araç için 150 €, yetişkin 30 €, 0-7 yaş çocuk 6€)
Adalara araba ile geçiş için Araç sigortasına (Green Card) ödediğimiz 65 € da cabası. Yunan Adalarına Türkiye’den feribotla geçmenin karadan geçişe göre tek avantajı uluslar arası ehliyet almanın zorunlu olmaması… Gerçi bu kadar Euro’yu bayıldıktan sonra artık uluslar arası ehliyetin de lafı olmaz sanırım:)
Yunan Adaları’na bu şekilde kendi arabanızla mı geçmek yoksa yaya geçip oradan mı araba kiralamak daha ekonomik analizini yapmaya hiç uğraşmayın, çünkü yapılmışı var:)
Adalarda dört beş günden fazla kalacaksanız kendi arabanızla geçmek, daha az kalacaksanız oradan kiralamak daha mantıklı oluyor.

KOS ADASI’ NA FERİBOTLA GEÇİŞ

Sabah 9:00′ da Bodrum Marina’ya girip gümrük işlemlerini kolayca hallediyor, maksimum 5 aracın sığdığı feribota arabamızı park ediyoruz. 1 saat süren yolculuk sonrası önce yaya olarak Kos pasaport kontrolüne giriyoruz. Çocuklu yolculara öncelik verildiğinden 10 dakikada işlemimiz tamamlanıyor ama arabamızın gümrük kontrolü için sıradaki tüm yolcuların işlemlerinin bitmesi gerektiği bilgisini alıyoruz. İşte bu süper bir haber! Bizim feribot yolcularının oluşturduğu kuyruk azalır gibi oldu derken yeni bir feribot daha yanaşıyor. Ne yani feribotların ardı arkası kesilmez ise akşama kadar burada mı bekleyeceğiz? 
‘Yalnızca Türkiye’de…’ Diye başlayan sanal ortamda yazılıp çizilen abukluklara ‘Yalnızca Yunan Adaları’nda’ diye başlayan yeni bir seri ekleyeceğim sanırım ben:) Neyse ki korktuğumuz başımıza gelmiyor. Biz termostaki çayımızı içip bir şeyler atıştıradururken feribot sırası eriyor ve karaya yanaşmamızdan tam 40 dakika sonra arabamızla Kos sokaklarında süzülmeye başlıyoruz.

KOS ADASI’NDA ULAŞIM VE KONAKLAMA

Otelimiz Merkez’den 13 km mesafedeki adanın gezilecek yerler ve görülecek yerler listesinde çok da ön plana çıkmayan Tigaki bölgesinde. İnce uzun bir ada olduğu için Kos’ta diğer adalarda olduğu gibi adanın etrafını çevreleyen bir anayol yerine bir ucundan diğer ucuna kadar giden çizgi şeklinde tek bir hat var.

KOS HARİTASI

Kumsallara anayoldan sapılan tali yollardan ulaşılıyor ancak bu yolların hepsi de asfalt. Adanın ulaşım alt yapısı gayet başarılı. 15 dakikada Adanın kuzey hattındaki Tigaki’ye ulaşıp denize yürüme mesafesindeki apart otelimiz Miros’a yerleşiyoruz. 
 

KOS ADASI PLAJLARI, TIGAKI

Fazla vakit kaybetmeden kumsaldaki ağaç gölgelerinden birine konuşlanıp kendimizi serin sularına bırakıyoruz. İlk kez gördüğüm yerleri daha önce gördüğüm yerlere benzetmeye bayılırım, açıklarda yüzerken Tigaki’ye dönüp baktığımda denizin rengini ve bol ağaçlı kumsalını, Thassos Adası’ndaki Pachis Beach’e çok benzetiyorum. 
 
Çocuklarla suda debeleşme ve kumsalda oynaşma aktivitelerinden sonra öğle yemeğinizi sahildeki tavernalardan birinde Pita Gyros ve Mythos yani dürüm döner ve bira olarak alıyoruz. Yuvarlak pita ekmeğini ısıtıp içine biraz caciki biraz domates ve soğan üzerine döner ve de kızarmış patates koyup külah şeklinde servis ettikleri bol etli Pita Gyros Kos Adası’ndaki öğle yemeklerimizin vazgeçilmezi oluyor…

KOS ADASI PLAJLARI, MARMARI

 

Tigaki’den ayrılıp sahil boyunca yola devam ediyor ve adanın kuzey hattı boyunca bir sonraki bölge olan Marmari’ye ulaşıyoruz. Marmari’de ardı ardına sıralanmış tatil köyleri bizi şaşırtıyor. Yunan Adaları’nda daha önce rastlamadığımız bir konsept. Kos ile ilgili Türkiye’den feribotla geçilen diğer adalarda rastlamadığımız diğer bir durum ise buraya tatile gelenlerin çoğunun Hollandalı ve İngiliz ağırlıklı Avrupalı turistler olması. Marmari Plajı rüzgâr aldığı için sörfçüler ile dolu, dar ve uzun kumsalı sakin ve keyifli. Burasını da hem fiziki yapısı hem de sörfçülerden dolayı Gökçeada’daki Aydıncık Plajı’na benzetiyorum. 

 

 KOS ADASI TEKNE TURLARI

Bugünlük bu kadar deniz keyfi yeter diyor, odamıza gidip hazırlanıyor, akşam yemeği için Kos merkeze gidiyoruz. Kos’un merkezi Sakız, Samos, Midilli ve Thassos’a göre oldukça büyük.  Marmaris, Bodrum tadında bir barlar sokağı, hatta hatta marinada günübirlik tekne turu satışları bile var. Kalymnos, Pserimos ve Plati isimli 3 minik adayı gezen sabah 10’dan akşam 5’e kadar süren tekne turunun fiyatı kişi başı 25 Euro. Öğlen barbeküsü de dâhil. Tanıdık değil mi? 🙂
Kos Adası Türkiye’den feribotle geçilen diğer Yunan Adaları’na kıyasla o kadar turistik ki Çin ve Meksika restoranlarına bile rastlıyoruz. 🙂 

 

KOS ADASI RESTORANLARI VE CANLI MÜZİK, CARAVELLE

 

Yunan Adaları’nda Türkler tarafından çok tutulan, sağım solum önüm arkamda Türklerin oturduğu restoranlardan haz etmesek de Kos adası’ndaki ilk akşamımızda adanın en popüler restoranlarından Nick the Fisherman ve Caravelle arasından hem canlı müzik hem de deniz kıyısında oluşu sebebiyle Carevelle’ i tercih ediyoruz. Adaya bizden bir gün önce gelmiş çocuklu arkadaşlarımız ile burada buluştuğumuz için kendi gürültümüzden etraftaki Türklerin muhabbetlerini pek duymuyoruz zaten. 🙂 

 
 Lezzetler oldukça averaj olmasına rağmen güzel bir gece geçiriyoruz. Mücveri, kızarmış kabağı, karides saganaki ve metaxa ile alevlendirilen peynir saganakiyi beğeniyor, sübye ızgarayı sert buluyoruz. Servis bayramda mekâna akın etmiş Türk güruha ne yazık ki yetişemiyor. Alevli sirtaki gösterisi bir Thassos’taki Taverna Augustos gibi olmasa da fena değil, en azından çocukları eğlendiriyor. Gece sonunda iki aile toplam 100 euro hesap ödüyoruz. Thassos’ta ödediğimiz hesapların neredeyse iki katı. 🙂 Dedim ya turistik ada.
 
 
 
Kahvaltı öncesi yüzümüzü denizde yıkama seromonimiz ve apartımızın balkonunda aldığımız kahvaltı sonrası bu kez adanın merkezinden yaklaşık 40 km uzaklıktaki güney kıyılarındaki dalgasız koylara doğru yola koyuluyoruz. Kardemenia’nın merkezindeki daracık sokaklarda gezerken rastladığımız cillop bir koyda suya atladıktan sonra adanın bence en güzel denizinin olduğu Paradise Beach’e ulaşıyoruz.

KOS ADASI PLAJLARI, PARADISE BEACH

Paradise Beach’in denizi çarşaf gibi, berrak, ılık ve gayet cezbedici bir rengi var ama gel gör ki çok kalabalık. Upuzun kumsalda yanyana dizilmiş onlarca, belki yüzlerce şezlong hayal edin. Yine de bu denizi çok seviyor,keyifle yüzüyoruz. Çocuklar denizin ortasında kurulmuş su parkına bayılıyorlar. Sonrasında Paradise beach bar’a çıkıyor, biz frappelerimizi yudumlarken, kuzular dondurmalarını yalıyorlar.
 

 

KOS ADASI PLAJLARI, AGIOS STEFANOS BEACH

 

Bir sonraki durağımız Agios Stefanos Plajı. Bu plajın özelliği Agios Stefanos bazilikasının kalıntıları ile iç içe olması ve hemen karşısındaki adacıkta mavi beyaz minik ve şirin bir kilise bulunması. Oldukça huzur veren ambiansında hüşu içinde yüzüyoruz. Artık apartımıza dönüp kumlardan arınma vakti…

 

KOS ADASI GÜZEL KÖYLER, ZİA

 

Akşam yemeği için bu kez rotamızı günbatımı seyri ile meşhur Zia Köyü’ne çeviriyoruz. Dikeos Dağının eteklerindeki kurulmuş olan bu köy aynı zamanda tüm Kos Adası’na hâkim bir manzaraya da sahip. Her akşam onlarca turist bu köye gelip etraftaki incik boncuk ve süngercilerden alışveriş yapıyor, köyün restoranlarından birinde Yunan lezzetlerini tadarken gün batımını izliyorlar. 

 

 

KOS ADASI RESTORANLARI, TAVERNA OROMEDON

Biz de bu restoranlar arasından Yunan Turizm Bakanlığı ve Avrupa Turizm Derneğinden pek çok plaket almış Taverna Oromedon’u seçiyor, muhteşem manzaralı masamızda siparişlerimizi beklerken güneşi batırıyoruz. 🙂 
Mekan hınca hınç dolu ama servis buna rağmen gayet hızlı. Fırından yeni çıkmış sıcacık ekmeklerimiz ile birlikte mücver, köfte, peynirli midye, spare ribs, caciki, Grek salad, ılık ahtapot salatası ve hellim peynirli ızgara sebzeleri götürüyoruz. Her şey çok lezzetli kapanın elinde kalıyor. 🙂 Gecenin sonunda iki aile yine toplam 100 € hesap ödüyor, Taverna Oromedon ve arkadaşlarımız ile vedalaşıyoruz. Kos hesaplarına yavaştan alışıyoruz. 🙂 
Deniz’in ortasında sıcacık termal sularda gevşemek ister misiniz? Ya da peynirli Kalamar dolması ve Simi usülü kabuklu karidesle tanışmak? Kos’un simgesi olan Hipokrat Ağacını merak ediyor musunuz?
Kos’taki 3. ve 4. gün maceralarımız pek yakında burada…
 
SAKIZ ADASI nasıl biraz da ona bakalım diyorsanız tıklayın…
Samos adası da favorilerimden. SAMOS ADASI için tıklayın
Thassos da ilk üçe girer. THASSOS ADASI için tıklayın…
Marmaris’ten feribotla geçilen RODOS ADASI için tıklayın…
Ya da cruise gemisi ile SANTORİNİ MİKANOS için tıklayın…

2 Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir